Dha yurt bülteni- 3

Andriake kazılarında Batı Hamamı gün ışığına çıkarıldıAntalya’nın Demre ilçesinde yürütülen Myra- Andriake kazılarının bu yılki bölümü tamamlandı. Kazıların bu yılki bölümünde Andriake Liman Kenti’nin Batı Hamamı gün ışığına çıkarıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, ‘Hamam, Andriake bir liman kenti olduğu için çok önemli bir merkez. Hamamda birçok evre tespit ettik. Uzun yıllar kullanıldığını gördük. Hamam sistemini belgelerle belirlemiş olduk’ dedi.Demre’deki Myra Antik Kenti ve onun liman kenti olan Andriake Antik Kenti’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi işbirliğinde yürütülen kazıların bu yılki bölümü yaklaşık 4 ay sürdü. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik başkanlığında yürütülen ve 10. yılına ulaşan kazılarda Akdeniz Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nden 10 bilim insanı, 11 arkeolog, 15 arkeoloji öğrencisi ve 45 işçi görev aldı. Kazılarda önce çevre temizliği ve düzenleme yapıldı. Yarım kalan A ve B Kiliselerinin kazıları tamamlandı.ROMA DÖNEMİNDE MERKEZ, BİZANS DÖNEMİNDE ATÖLYEKazıların bu yılki bölümünde en önemli buluntu olarak Batı Hamamı’nın kazısı tamamlanarak gün ışığına çıkarıldı. Andriake Liman Kenti’ndeki iki hamamdan biri olan 17 metreye 25 metre boyutlarındaki Batı Hamamı’nın Roma dönemi boyunca sosyal bir merkez olarak hizmet verdiği belirlendi. Bizans dönemi başlangıcında hamamın daha sonra atölye olarak hizmet verdiği tespit edildi. Ortaya çıkarılan Batı Hamamı, o dönemin hamam kültürü konusunda birçok veriyi de ortaya çıkardı. Kazı çalışmalarında bu dönem ayrıca B Kilisesi’nin konservasyonu tamamlandı. Kazı boyunca çeşitli seramik materyaller, cam ve metal eşyalar ile sikkeler bulundu. Bu eşyalar kazı evindeki laboratuvarda temizlenerek, arşivlendi.’ÇOK ÖNEMLİ BİR MERKEZ’Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik, Myra- Andriake kazılarında 10. yılın dolduğunu söyledi. Bu sezon da 10 yıllık projede olan çalışmaları devam ettirdiklerini anlatan Prof. Dr. Nevzat Çevik, ‘Bu sezona düşen çalışma Batı Hamamı kazılarıydı. Batı Hamamı kazılarını da tamamlamış oluyoruz. Bundan sonra konservasyon ve restorasyon çalışmaları üzerine devam edeceğiz. Hamam, Andriake bir liman kenti olduğu için çok önemli bir merkez. Bu iki hamamdan biri. Onu da kazarak kamu merkezindeki bütün binaları kazmış ve korumuş oluyoruz.  Gezi güzergahındaki çalışmayı da 10 yılda tamamlamış oluyoruz. Hamamda da birçok evre tespit ettik. Uzun yıllar kullanıldığını gördük. Hamam sistemini belgelerle belirlemiş olduk’ dedi.GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ————–Hamamın ve kentin hava görüntüleriHamamdan detay görüntülerÇalışmalarB Kilisesi ve Doğu Hamamı görüntüleriRöportajHABER- KAMERA: Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya), =================================Kargo şirketinin 8 bin 500 TL’lik cep telefonunu yanlış kişiye verdiği iddiası Adana’da 8 bin 500 TL değerindeki cep telefonunu özel kargo şirketi üzerinden İstanbul’daki kuzenine gönderen Çağrı Yel, telefonun kargo şirketi tarafından kuzeni yerine kimliği belirsiz kişilere teslim edildiğini iddia ederek, ‘Söz konusu kargo şirketi beni 4,5 aydır oyalıyor. Mağduriyetimin giderilmesini istiyorum’ dedi.Adana’daki bir pazarlama şirketinde satış temsilcisi olarak çalışan Çağrı Yel, yeni aldığı 8 bin 500 TL’lik cep telefonunu İstanbul’daki kuzeni Fatih Bozan’a göndermeye karar verdi. İddiaya göre Yel, kent merkezindeki özel bir kargo şirketine giderek cep telefonunu İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde oturan teyzesinin oğlu Fatih Bozan’a kargoyla gönderdi. 2 gün sonra kargo şirketinin internet sitesi üzerinden telefonun teslim edildiğini öğrenen çağrı Yel, kuzeni Fatih Bozan’ı aradı. Kuzeninin telefonu teslim almadığını söylemesi üzerine söz konusu kargo şirketinin Beşiktaş şubesini aradığını söyleyen Yel, ‘Şubeyi aradığımda bana ‘Telefonu kuzeninizin eşine teslim ettik’ dedi. Oysa benim kuzenim evli bile değil. Daha sonra olayda bir yanlışlık olduğunu söyledim. Araştırmam sonucu olay gününün güvenlik kamerası görüntülerine ulaştım.  Görüntülerde, telefonumu teslim almaya kimliği belirsiz bir kadın ve bir erkek kargo şubesine geliyor. Kadın, ‘Ben Fatih Bozan’ın eşiyim, adıma kargo var’ diyerek telefonu teslim alıyorö dedi.TEK MAĞDUR BEN DEĞİLİMBuna benzer olayların daha önce de yaşadığını ve bir kişinin geçmişte bu yolla 5 tane cep telefonunun yanlış kişiye teslim edildiğini vurgulayan Çağrı Yel, bu hatayı yapan kargo şirketinin mağdur kişiye 5 telefonun da fatura bedelini ödeyerek mağduriyetini giderdiğini iddia etti. Aynı şekilde kendisine de 8 bin 500 TL değerindeki cep telefonunun fatura bedelinin ödenmesini isteyen Yel, şöyle konuştu: ‘Kargo şubesi telefonu başka birine teslim ettiğini kabul ediyor fakat benim telefonum hala ortada yok. Şube suçunu kabul etmesine rağmen sistemlerine sanki kuzenime teslim yapmışlar gibi kayıt oluşturmuşlar. Binlerce kez bu şirketten talepte bulundum. Cep telefonumun maddi olarak bedelini istedim. Ama bir sonuç alamadım. Beni sadece oyaladılar. Gereken yasal süreci de başlattım. Hakkımı sonuna kadar arayacağım.’Görüntü Dökümü———————–Çağrı Yel ile röpGüvenlik kamerası kayıtlarıGenel ve detaylarHaber: Can ÇELİK-Kamera: Eser PAZARBAŞI/ADANA, ====================================55 yıllık kundura tamircisiHatay’ın Antakya ilçesinde Tarihi Uzun Çarşı’da dedesinden kalan kundura tamirciliğinde 55 yılını geçirerek, müşteriler tarafından ‘Profesör Doktor’ olarak anılmaya başlayan Mehmet Sıtkı Yenilmez, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini icra etmeye devam ediyor. Uzun Çarşı’da çocukluğundaki çıraklıktan, kalfalığa ve dükkan sahibi olmasına kadar birçok hikayesini anlatan Yenilmez, 64 yaşında olmasına rağmen hala işini aşkla yaptığını ifade etti.50 yılı aşkın deneyimi ile birlikte gerek çevre esnafından gerekse vatandaşlar tarafından ‘Profesör Doktor’ unvanını alan Yenilmez, ‘Vatandaşlar bana doktor unvanını, iş yaparken, yapılamaz denilenleri yaptığım için verdi. Bende unvanı benimsedim. 50 yıldır da doktor diye anılır, çağırılırım. Mesleğimiz aslında ailemizde dedeme kadar dayanıyor. Dedem kunduracılık yapıyordu. Bende onun yanında çıraklıkla başladıktan sonra bu işi severek yapmaya başladım. 64 yaşındayım, esnaflığı 50 yıldır sürdürmeme rağmen, son dönemlerde piyasanın çok pahalı olduğunu söyleyebilirim. Müşteriye fiyat söylemeye ben utanıyorum. Mecbur, alım gücü zayıf. Ama çok şükür yaşayıp gidiyoruz. Vatandaşlar, burada geçirdiğim 50 yılda beni sevdi. Uygun fiyat alıyorum, vatandaşla samimi ve doğalım’ dedi.’ASIL DERDİMİZ ÇIRAKLIK’Tamircilik mesleğinin her geçen gün biraz daha unutulduğunu söyleyen Yenilmez, en büyük sorunun mesleği aktaracak yeni bir kuşak bulunması olduğuna dikkat çekti. Yenilmez, ‘Bizim asıl derdimiz çıraklık. Çırak bulamıyoruz. Adam bana ‘oğlumu yanına göndereceğim ama ne kadar para vereceksin?’ diyor. Bende para vermeyeceğimi söylüyorum. Ben dükkanımı makinemi teslim edeceğim bir çırağın önce işi öğrenmesini beklerim, zaten işi öğrenirse biz çırağımızın hakkını veririz.  Fakat işçi bulamıyoruz. İşçiler 1-2 gün çalışıp hemen kaçınca, bende artık çırak almak istemiyorum. Bu meslek elinde sonunda ölecek. Çünkü geriden gelen yok. Bu işi yapmak temel ister, işi öğrenmek ister. Meslekte gençlerimiz sabırsız. İşi beğenmiyorlar. Eli yüzü boya oldu diye gelmiyorlar. Biz eskiden işten dayak diyoruz diye kaçtığımızda evde birde babamız bizi döver geri gönderirdi. Ama şimdilerde bunu yapacak bir ortam kalmadı’ diye konuştu.Görüntü Dökümü————————-Tamirci dükkanından genel görüntüler-Tamirci ustasının onarım yapması-Tamirci dükkanına gelen müşterilerden detay görüntü.-Tamirci Ustası Mehmet Sıtkı Yenilmez ile röportajHaber-Kamera: Halil İbrahim KARAÇAY/ HATAY,  =================================Traktörle çöpleri çaya boşalttıKütahya’nın Domaniç ilçesine bağlı Güney köyünde, bir düğünden kalan artık yemeklerin bulunduğu çöp poşetlerini kimliği henüz tespit edilemeyen bir kişi traktörle getirerek, Adranos çayına boşalttı. Mesire alanında piknik yapanların uyarlarına aldırış etmeyen traktör hakkında jandarma ekiplerine şikayette bulunuldu.Domaniç ilçesine bağlı Güney köyde bir düğünden sonra, kalan yemek artıkları çöp poşetlerine toplandı. Ardından bir traktörün arkasında yüklenen çöpler, kimliği henüz tespit edilemeyen bir traktör sürücüsü tarafından mesire alanından geçen Adranos çayına getirdi. Traktör römorkunda bulunan çöpleri herkesin gözü önünde çaya boşaltan sürücü daha sonra oradan ayrıldı. Mesire alanında piknik yapanlar ise jandarma ekiplerine traktör sürücüsü hakkında şikayette bulundu. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.Görüntü Dökümü: -Traktörün çaya yanaşması-Römorktan çaya çöpleri boşaltması-Çevredekilerin tepki göstermesi-Traktörün çaydan ayrılması-Genel görüntülerHaber-Kamera: Tuna İŞLEYEN/DOMANİÇ(Kütahya),-=================================Hakkari kilimleri kadınların elinde hayat buluyorHakkari’de yıllardır yaşatılan ve kentin geleneksel kültürü arasında yer alan kilim dokumacılığı, özenle sürdürülmeye çalışılıyor. Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan atölyeye gelen 20 kadın da açılan bu atölyede hem geleneksel Hakkari kültürünü yaşatıyor, hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.Bulak Mahallesi’ndeki Halk Eğitim Merkezine ait binada açılan kilim atölyesinde, Hakkarili kadınlar, asırlardır kuşaktan kuşağa aktardıkları ve kendine özgü renk ve motifleri bulunan kilimleri dokumaya devam ediyor. Kentin geleneksel kültürünün bir parçası olan kilim dokumacılığının yaşatılması ve sürdürülmesi için Milli Eğitim Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan bu atölyeye gelen 20 kadın da yılın 6 ayı ve haftanın 5 günü usta eğitmenler gözetiminde renkleri ceviz kabuğu, nane otu ve doğada bulunan çeşitli bitki köklerinin karışımından elde edilen iplikleri ilmek ilmek dokuyarak kilim üretiyor.Kentin yaşam tarzını, doğa ve hayvan figürlerini, dokuyan kişinin duygularını, düşüncelerini yansıtan kilimler, Halk Eğitim Merkezi’ndeki atölye tezgahlarında genç kadınların maharetli ellerinde aylarca işlenerek son halini alıyor. Tamamlanan kilimlerin büyük bir bölümü de Hakkari Valiliği tarafından alınıyor. Hakkari kilimini yaşattıklarını anlatan kilim ustası Fatma Yıldız, kilim atölyesi sayesinde sosyal bir alanlarının bulunduğunu ve aile bütçelerine katkı sunduklarını söyledi. Yıldız, ‘Biz burada 20 kişi çalışıyoruz. Kilim işinin devamlı olmasını istiyoruz. Yetkililerden de bu konuda destek istiyoruzö dedi.13 yıldır kilim atölyesinde çalışan Siti Duman da kilim dokuyan annesinin ve ninesinin mesleğini sürdürdüğünü anlattı. Duman, ‘Yok olmaya yüz tutan Hakkari kilimini yaşatmak için büyük çaba sarf ediyoruz. Hakkari valisinden, Milli Eğitim ve Halk Eğitim Merkezi’nden bu kursların sürekli olmasını istiyoruzö şeklinde konuştu GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ- Halk Eğitim Merkezinde çalışan kadınlarKadınların kilim dokumasıKilim ustası Fatma Yıldız konuşması- 13 yıldır kilim atölyesinde çalışan Siti Duman türkü söylemesi- Siti Duman konuşmasıGenel DetayMehmet ÖZKAN/HAKKARİ,

Bir önceki yazımız olan Hakkari kilimleri kadınların elinde hayat buluyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment